Korona Virüsün E-Ticarete Etkisi

Korona virüsün dünya çapında yarattığı etki e-ticarette Korona virüs etkilerini doğurdu. Yeni tip COVID-19, hemen tüm ülkelerde izole ve sosyal uzaklaştırma önlemleri alınmasını gerektirdi. Bazı ülkelerde ise bireylerin evden çalışması, okulların tatil edilmesi ve vatandaşları karantina altına alma tedbirleri getirildi. 2020 yılında Korona virüs insanların kalabalık yerlerden kaçmasına ve alışveriş alışkanlıklarını değiştirmesine neden oldu.

Araştırmalar, ülkelerin, virüsün yayılma şiddetine bağlı olarak farklı önlemler aldığını göstermektedir. Kullanıcıların ortalama %85’e yakını dışarı çıkmaktan çekinmekte ve alışverişlerini evden yapmaktadır. 

Mart 2020 YouGov anketine göre ülkelerin öngörülen alışveriş istatistiklerine bakıldığında;

  • Çin %85
  • ABD %27
  • Birleşik Krallık %14 

oranlarında online alışveriş sitelerine yönelmektedir. Halihazırda bir kullanıcı kitlesine sahip olan e-ticaret siteleri, yeni katılan kullanıcılar ile daha fazla satış yapmaya başlamaktadır. Türkiye’de de hızla artan, “Evde kal!” uyarıları kullanıcıları online alışverişe yönlendirmektedir. Bireyler %25 oranında alım-satım işlemlerini e-ticaret siteleri aracılığı ile yapacaklarını dile getirmektedir.

İnternet Kullanıcılarının Korona Virüse Tepkileri

Ülkeler Korona virüsün etkilerinden kaçınmak için kamusal alanlardan uzaklaşmaktadır. Bireylerin %27 civarı bu tepkiyi daha hızlı bir şekilde gösterirken, virüsün ilerlemesi durumunda %58’e varan oranla karşılaşacağımız öngörülmektedir. Kişilerin en çok uzak duracağı yerler arasında AVM’lerin olması beklenirken ilk olarak yerel esnaftan uzaklaşıldı. AVM’lerin kapatılma kararı ile birlikte kullanıcılar farklı pazarlardan alışveriş alışkanlığını sürdürmeye devam etti. Tüm bu yaşananlar neticesinde her halükarda alışveriş yapma gereksinimlerimizin ve çeşitli ihtiyaçlarımızın olması, e-ticaret sektörünün önemini bir kez daha vurguladı. 

Perakende Mağazaların Korona Virüs Çalışmaları

Gelişen teknoloji ile birlikte e-ticaret sitesi açmanın oldukça kolay olduğu bu dönemde, ticaretin durduğunu düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Ülkemizde de her geçen gün etkisini daha fazla hissettiren virüs, perakende mağazaların dahi e-ticarete yönelmesine neden oldu. Bu mağazalardan bazıları; adL, Beymen, Boyner, DeFacto, Kiğılı, LC Waikiki gibi öne çıkan şirketlerdir. 

Sektörde adı duyulan mağazaların dahi bu süreçte e-ticaretten hizmet verecek olması, evdeyken iş yapmak isteyenlere ön ayak olmaktadır. Eğer siz de bu süreci daha verimli ve aktif geçirmek istiyorsanız sağlık sektörü başta olmak üzere birçok alanda e-ticaret girişiminde bulunabilirsiniz. Hem tüketicilere destek sağlamak hem de kendinize bir gelir kapısı açmak için online alışveriş avantajlarından faydalanmanız mümkün. 

Markalar İnternet Kullanıcılarına Ulaşmak için Ne Yapıyor?

2020 yılı sonuna kadar e-ticaretin 284 milyar dolara ulaşacağı düşünülüyor. Markalar bu pazar payından kâr elde etmek ve daha fazla kullanıcıya ulaşmak için içerik pazarlamasına önem veriyor. Ayrıca evde kal uyarılarına cevap veren kullanıcılar, vaktinin çoğunu internette geçiriyor. Bu da reklam pazarlama stratejilerinin geliştirilmesini ve kullanıcılara etkili reklamlarla ulaşılmasını sağlıyor.

Korono Virüs Etkisiyle E-Ticaretin En Çok Geliştiği Sektörler

Dünya çapında bakıldığında online alışverişin en çok arttığı sektörler gıda ve temizlik ürünleri oluyor. Rutin alışverişlerde gerçekleştirilen gıda ve peçete, ıslak mendil gibi temizlik ürünleri satın alma işlemi, dijital alışveriş mecrasında artış gösterdi.

Artış neticesinde siparişlere yetişmekte zorlanan Amazon dahi 100.000 kişiyi işe alacağını açıkladı. E-ticaret pazarının aniden patlaması, yeterli derece arz-talep karşılayamama sorunu yaratırken, sektöre yeni katılacak girişimciler bu ihtiyaca cevap olmaktadır. 

Korona Virüs’ün E-Ticaretteki Fırsat ve Dezavantajları

E-ticarette kullanıcı sayısının artması, hem fırsatlar hem de dezavantajlar yaratıyor.

Fırsatlar;

  • Kullanıcı talebinin artması
  • Satışların artması
  • Yeni sektörlerin ortaya çıkması
  • İnternet üzerinden alışveriş yapma sayısında artış
  • Toplu ürün satışları,
  • Kazan ve kârın artması 

olarak sıralanmaktadır.

Dezavantajlar;

  • Ürün satışların artması ile talebi karşılayamama
  • Hammadde ya da yeni ürün bulamama
  • Tedarikçi bulma zorluğu
  • Daha az maliyetle depo oluşturma
  • Hammadde ve ürün fiyatların artması

olarak sıralanmaktadır.

Sonuç:

Dünya çapında zor şartlar geçirdiğimiz bu günlerde, mücadeleyi birlikte sürdürmenin önemini anlıyoruz. Hem kullanıcı hem de satıcı olarak yapacağımız tüm online alışverişlerde etik ve ahlak kuralları çerçevesinde davranmak önemlidir. Kullanıcıların ihtiyaçlarından fazla ürün almamaları ve satıcıların ürünleri gerçek tutarlarında satışa sunmaları, e-ticareti daha verimli kılacaktır. Üretimin her şekilde devam etmesi kullanıcı ve satıcı talebini karşılamaktadır. Ancak gereğinden fazla uygulanan fiyat politikaları, hammadde açıklarını doğurabilir. Bu nedenle tüketicilere ve satıcılara büyük bir görev düşmektedir. 

Not: Kobisi olarak bir kez daha dile getirelim; “Evde kal Türkiye!”…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir